REHBERLİK

Ergenlere Nasıl Yaklaşmalıyız?

Çocuğun Kabul Edilemez Davranışları Karşılığında Yapılan İletişim Hataları:

1. Emir vermek, Yönlendirmek: ""Odana git"", ""Söylenmeyi bırak, dersini çalış""

2. Uyarmak, Gözdağı vermek: ""Odanı şimdi toplamazsan olacakları bir düşün bakalım""

3. Ahlak dersi vermek: ""Doğru olanı söylemelisin""

4. Öğüt vermek, Çözüm önerisi getirmek: ""Şu anda yapman gereken şey, önce odanı toplamak ve daha sonra matematik ödevlerini bitirmek""

5. Öğretmek, Nutuk çekmek, Mantıklı düşünceler önermek: ""Bu arkadaşınla ilişkilerini düzeltmek için bakalım neler yapabilirsin""

6. Yargılamak, Eleştirmek, Suçlamak: ""Çok inatçısın"", ""Görevini yapmadın""

7. Övmek, Aynı düşüncede olmak, Olumlu değerlendirme yapmak: ""Sen çok akıllı bir çocuksun, kendi çözümünü kendin bulabilirsin""

8. Ad takmak, Alay etmek: ""Bebekler gibi ağlıyorsun""

9. Yorumlamak, Analiz etmek, Tanı koymak: ""Bunu bizi üzmek için yaptığını biliyoruz""

10. Güven vermek, Desteklemek, Avutmak, Duygularını paylaşmak: ""Her şey düzelecek, endişelenme"", ""Yarın kendini daha farklı hissedeceksin""

11. Soru sormak, Sınamak: ""Ne zamandan beri böyle düşünüyorsun?""

12. Sözünden dönmek, Oyalamak, Şakacı davranmak, Konuyu saptırmak: ""Galiba birisi yatağının solundan kalkmış"", ""Boşver, daha zevkli şeylerden bahsedelim""Genel olarak bu iletiler, ergenin kendine olan saygısını olumsuz etkiler ve anne-baba ile olan iletişime de yıkıcı etkileri vardır.

Ergenlik dönemi, ergenin kendini ilk kez tanımladığı ve kimliğine kavuşmaya başladığı bir dönemdir. Bu dönemde ergenin aile içindeki;

Duygusal iniş-çıkışları (Çabuk sevinir, çabuk üzülür, birden sinirlenir, olur olmaz şeyleri sorun yapar vb.)
Alıngan davranıp hiçbir eleştiriye gelememesi (Siz ona karışamazsınız, fakat o sizi yerli yersiz eleştirebilir; zevklerinizi eleştirip düşüncelerinizi eskimiş bulabilir vb.)
tepkilerinin altında aslında anne-babasından ayrı kendi düşünceleri olabileceğini kanıtlama isteği, ""ben burdayım, fikirlerimi önemseyin"" mesajını ailesine gösterme çabası yatmaktadır.
Örneğin, ergenin biri bir gün bir alışveriş mağazına gitmiş. Mağazanın altını üstüne getirmiş. En sonunda bir gömlek seçmiş. Kasaya geçmiş, parasını ödemiş. Tam çıkarken satıcıya dönüp ""Affedersiniz eğer annem babam beğenirse gömleği değiştirebilir miyim?"" demiş.
Ergen bir yandan büyümek için sabırsızlanırken bir yandan da çocuksu davranışlarını frenleyemeyebilir. Tabii bir de anne-babanın çelişkili tutumu ergenin daha çok bocalamasına neden olabilir.
Anne çocuğu sokakta oynatmaz; ""sen artık büyüdün"" der,

Çocuk akşam sinemaya gitmek ister; baba ""daha yaşın kaç, küçüksün"" der.
Çocuk artık ne küçük ne de büyüktür. Ne çocukluk yapabilir ne de yetişkinlik!
Öyleyse çocuğumuza nasıl davranmalı, onunla ne tür bir iletişim kurmalıyız?
Ergen iletişim kurmanın ana özelliklerini ebeveynden alıp daha sonra şekillendireceği için, özdeşim kuracağı anne-baba modeline ihtiyacı vardır.
Ancak, ergenlik süreci içinde anne-babaların çocuklarını ""eğitmeye"", ders vermeye başladıkları görülebilir. Ödül ve ceza vererek onları çok zorlayabilirler ve diğer çocuklarla kıyaslayabilirler. Konferanslar vererek, değerlendirerek, suçlayıcı sen mesajları ileterek, güç ve otoriteye başvurarak iletişim engellerinin çoğunu kullanabilirler
Ergen anne babanın veya arkadaşlarının ölçüleri içinde değil, kendi ölçüleri içinde değerlendirilmeyi ister. İletişimde sosyal kabul ve onay bekler. Davranışlarının temelinde, başkaları tarafından beğenilmek, kabul edilmek isteği ile şiddetli bir bağımsızlık arzusu ve yetişkinlere kendini bağımlı kılan bağlardan kurtularak, kendi kişiliğini kanıtlama gereksinimi bulunmaktadır. Ergenin özerkliği için sürdürdüğü savaşım sadece ailesine karşı değil, tüm otoriteye karşıdır.
Ergen iletişimde anlaşıldığını bilmek ve varolan potansiyelini ortaya çıkarmak için desteklenmek ister. Bu nedenle, ergenin anlaşılabilmesinin yollarından birisi de onu dinlemektir. Ancak, burada önemli bir nokta çocuğun ""gerçekten"" dinlenip dinlenmediğidir.

ANNE-BABALARA ÖNERİLER

  • Etkin dinlemeyi kullanacağınız zamanı iyi seçin. Ergenin söylediklerini gönüllü olarak dinlemek için yeterince zaman ayrılmalıdır. Zamanınız yoksa bunu ona söylemelisiniz.
  • Hazır olmalısınız. Ergenin o andaki sorununa yardımcı olmayı ""gerçekten"" istemelisiniz.
  • Duygularını kabul etmek önemlidir. Duyguları ne olursa olsun, sizin duygularınızdan ne kadar farklı olursa olsun onun duygularını gerçekten kabul edebilmelisiniz.Duygulara karşı çıkmayın; duyguların doğrusu yanlışı yoktur.
  • Çocuğunuzun sizin seçtiğiniz çözüme ulaşmasını beklemeyin. Etkin dinlemenin, ergenlerin sorunlarına kendilerinin çözüm bulmalarına yardımcı olacak bir araç olduğunu unutmayın.
  • Çocuğunuzun sizden farklı bir birey olduğunu kabul edin. Ergeni, yaşamını sizin verdiğiniz ama artık sizden ayrı bir birey olarak görebilmelisiniz.
  • Etkin dinleme yeteneği yalnız uygulamayla gelişir. Uygulama yapmadan etkin dinlemede ustalaşılamaz. İlk denemelerde size yapay gelecektir.Yeteneğinizi kullandıkça daha doğal ve becerikli olacaksınız.
  • Çocuğunuza zaman tanıyın. Ergene, bir şeyleri zorla kabul ettirmekten kaçının. Konuşmasının bittiğini ya da konuşmak istemediğini gösteren ipuçlarını yakalayın. Özel yaşamına saygı gösterin.

Sitemize En Son Yüklenenler

article thumbnailEğer tercihinizi insanlık tarihiyle yaşıt mesleklerden yapmak istemiyorsanız (tıp, öğretmenlik,...
article thumbnailBir çocuğun ekmeğe suya ne kadar ihtiyacı varsa anne-babaya o kadar ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacı...
article thumbnailOKUL ÖNCESİ EĞİTİM (ANAOKULU-KREŞ-YUVA-ANASINIFI) NEDİR? NASIL OLMALIDIR?   Okul öncesi eğitim nedir?...