Türkiye'nin akademik olarak en iyi üniversiteleri...

Sabancı Üniversitesi, Akademik Performansa göre üniversite Sıralaması (University Ranking by Academic Performance-URAP) Araştırma Laboratuvarının verilerine göre, 2000 yılı öncesinde kurulan üniversiteleri yeniden değerlendirdi.

Devamını oku: Türkiye'nin akademik olarak en iyi üniversiteleri...

2013 YGS ve LYS Sınavında Yapılan Değişiklikler

2013 YGS ve LYS sınavlarında süreler değişti mi? 2013 YGS ve LYS soru sayıları değişti mi? 2013 YGS ve LYS sınavlarında hangi değişiklikler var?

Devamını oku: 2013 YGS ve LYS Sınavında Yapılan Değişiklikler

Karne sorununu krize çevirmeden çözümleyin.


Karnedeki zayıflar nasıl kurtarılır?

Karneyi krize çevirmeyin!!

Yaklaşık 17 milyon ilköğretim ve orta öğretim öğrencimiz bugün karne heyecanı yaşıyor. Kimi karne başarılı kimisi de başarısız.

Başarılı karneyle hiçbir veli ve öğrencinin sorunu olmaz peki ya kötü karne ?

Eğer çocuğunuzun karnesi kötüyse aşağıdaki yazıyı dikkatlice ve sağ duyu ile okumanızı tavsiye ediyoruz.

Karnenin kötü olmasının sebepleri neler olabilir?

  • Özellikle birinci ve altıncı sınıftaki karne problemleri çocukların yeni sisteme veya ortama adapte olamamasından kaynaklanıyor olabilir.
  • Ara sınıflardaki öğrencilerin karne alt yapısındaki en temel unsurlardan biri de öğrencilerin belirli bir çalışma ve öğrenme alışkanlığının olmamasından ya da bu alışkanlığın yanlış şekilde oturtulmaya çalışmasından kaynaklanıyor olabilir. Bir Avusturalya atasözü der ki "çocuklar sözlerinizi değil ayak izlerinizi takip eder". Düşünün ki bir aile ve iş dışındaki bütün zamanlarını ya tv. izleyerek ya alışveriş merkezinde ya da arkadaş toplantılarında harcıyor. Ancak buna karşılık çocuktan okuldan gelince ödev yapmasını ya da ders çalışmasını bekliyor. Zorla ya da tehdit ile bu ödevler bir yere kadar yapılıyor. Veliler öğrencilerin elini üzerlerinden azıcık çektikleri zaman görüyorlar ki öğrencideki bütün görevler ödevler aksamış ve notlar yere çakılmış durumda.

  • Yine bir aile düşününki ebeveynler çocuklarına doğduklarından itibaren üretmenin ve çalışmanın güzellikleri ile ilgili örnek olmuş, iş dışındaki vaktini çeşitli kendilerini geliştirici hobilere, kitap okumaya, araştırmaya ya da aileleri ile ilgili kaliteli vakit geçirmeye adıyor. Çocuk bu ikinci örnekteki ailede kendisine yatırım yapmayı ve hayatı güzelleştirmeyi öğrenir. Birinci durumda ise tüketmeyi bu zaman ya da para farketmez aslolan tüketmektir.
  • Bir başka sebepte zamanında verilmeyen sorumluluk ve oturtulamayan öz güven duygusu olabilir. Merkezime bazen öyle anneler geliyor ki öğrencisi 10. sınıfta çantasını hala ebeveyn taşıyor. Ödevlerini öğrenciden çok iyi biliyor. Sınav tarihlerinden tutun derste işlenecek konuya kadar öğrenci yerine veli söz sahibi oluyor, öğrenci kendini ifade etmek ihtiyacı hissetmiyor. Nasılsa annesi ya da babası onu şimdiye kadar hep muhatabına anlatmış, okulda öğrenmese bile sınavdan geçer not alması için her seferinde seferber olmuş, öğretmenine rica etmiş, arkadaşına defterindeki eksik yerleri tamamlamak için ya da sınav konularını öğrenmek için aramış sınava girmeden önce soruları çözdürmüş tekrarı yaptırmış. Ama ebeveyn ne zaman artık diyorki bundan sonrası ben seni çalıştıramam çünkü konuları bilmiyorum. Çocuk sudan çıkmış balığa dönüyor çünkü o sorumluluğu alması gereken yıllar geçeli çok olmuş ağaç yaşken doğrulması gerekir.
  • Bir de ah canım herşey boş hayatta keyfine bakçı aileler vardır. Bunlara göre zayıf notu hep öğretmen verir, çok ödevi hep öğretmen verir, evde ödeve gerek yoktur, çocukların okul dışında ders ile ilgili çalışmalarına sınavlara yönelik test çözmelerine gerek yoktur. Hayatlarının en güzel günlerini boş işlerle geçiriyorlardır. Çocuğun okuldan geldikten sonra saatlerce bilgisayarının veya tv.nin ya da cep telefonun başında zaman öldürmesinde bir behis yoktur. Yeter ki çocuk sıkılmasın aman psikolojik olarak bunalıma girer derler. Ve okulun dışındaki onca saati çocuklar ailelerinden aldıkları teşvikle kaba tabiriyle o zaman öldürücüden bu zaman öldürücüye geçirerek harcarlar. Zaman içerisinde nitelikli olarak doldurulmayan bu zamanları, çevredeki çeldiriciler ve kötü alışkanlıklar en kötü şekilde doldurur. Ancak çok zaman müdahale edilmek için geç kalınmıştır. Çünkü bu çocukta ya da gençte zamanla mizaca dönüşmüştür. Aksi davranışı gençliğin verdiği heyecandan hem de o zamana kadar yapılan yanlış yönlendirmelerden dolayı kabul etmez. Bu saatten sonra söylenen her türlü cümleyi çoğu zaman kendine hakaret ve eleştiri olarak görür, ebeveyninden daha da uzaklaşır ve köprüler atılır.

Peki karneyi krize çevirmeden öğrencimiz ile nasıl konuşmamız gerekmektedir?

  • Öncelikle aile olarak kendimize bakmalıyız. Biz nerede hata yaptık. Hem psikolojik olarak hem de fiili olarak.
  • Her yaş grubunun anlayacağı dil farklıdır. Yaşının ve çocuğunuzun olgunluğuna göre şefkat ve sevgi dilinizi kullanarak ancak bunların istismar edilmesine izin vermeden bir tutum sergilemelisiniz. Çocuğunuzun üzerinde eğitim konusunda tatlı sert bir otorite kimi zaman işe yarar ancak olayı çok bu noktaya getirmeden, kendisine yatırım yapmasının ne kadar önemli olduğunu hatırlatıcı olaylar veya sorularla destekli konuşmalar yapın. Ancak bunları kafa ütüleme seyanslarına çevirmeyin.
  • Çocuğunuza 10-15 yıl sonra nerede olmak istediğini , bunun için bir planı olup olmadığını, okul ile ilgili planlarını hayat ile ilgili planlarını, okulda başarısız olmasının sebeplerini sorup onun çözümün önemli bir aktörü ya da aktristi olduğunu hatırlatın.
  • Karnesindeki kötü notları nasıl düzeltebileceğini düşündürücü sorular sorun, bunlarla ilgili bir planı, bir çalışma ve toparlanma takvimi olup olmadığını, bu aşamada tek başından altından kalkıp kalkamayacağını sorun. Siz de düşüncelerinizi öneriler şeklinde -malı, -meli ekli filleri kullanmadan. Ya da sen şöylesin böylesin diyerek yargılamadan, temiz bir defter açarcasına yönlendirin.
  • Okul ortamı ile ilgili sorunları var mı ya da arkadaş ortamıyle ilgili bunları araştırın ve dikte etmeden çözmesinde yardımcı olun. Kısacası direksiyonun başına öğrencinizin geçmesini sağlayın.

Uzman Eğitim Koçu: Gülşah Özkaraca

 

Ders Saatleri Sil Baştan Değişiyor mu

Yeni sistemler ders saatlerindeki değişiklikler

Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) hazırladığı taslak haftalık ders çizelgesine göre, gelecek yıldan itibaren ilkokul ve ortaokullarda okutulan haftalık ders saatlerinde artış olacak.

Bazı sınıflarda zorunlu derslerden Türkçe ders saati azalırken, Matematik ders saati ise 1 saat artırılacak.

Yabancı dil eğitimine ilkokul 2'den başlanacak.

Milli Eğitim Bakanlığı, gelecek yıldan itibaren uygulanmaya başlayacak zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran kanun çerçevesinde, ilkokul ve ortaokulların haftalık ders çizelgesi üzerinde taslak bir çalışma hazırladı. Okuma yazma, matematik ve fen bilimleri alanları başta olmak üzere uluslararası alanda rekabet edebilirliği sağlayacak temel becerilerin geliştirilmesi ve öğrencilerin gelişim, ilgi, beklenti ve tercihlerini dikkate alan bir öğretim yapısının oluşturulması amaçlanıyor.

Çalışmaya göre, haftalık ders saatleri kademeli bir artış içinde yapılandırıldı.

Zorunlu derslerde 1. sınıftaki haftalık ders saati 25'ten 26'ya, 2. sınıftaki haftalık ders saati 25'ten 28'e, 3. sınıftaki haftalık ders saati 25'ten 28'e, 4. sınıftaki haftalık ders saati 26'dan 30'a çıkarıldı. Bu sınıflarda yapılacak serbest etkinlik saatleriyle haftalık toplam ders saati 30 olacak. İkinci kademe olan ortaokuldaki zorunlu ve seçmeli derslerle birlikte 5. sınıftaki toplam haftalık ders saati 30'dan 36'ya, 6. sınıftaki haftalık ders saati 30'dan 36'ya, 7. sınıftaki haftalık ders saati 30'dan 37'ye ve 8. sınıftaki haftalık ders saati ise 30'dan 37'ye çıkarılacak.

Matematik ders saati artıyor


Zorunlu derslerden Türkçe'nin saati 1. ve 2. sınıflarda azalırken, “Oyun ve Fiziki Etkinlikler” ile “İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi” dersleri çizelgeye eklendi. Türkçe dersi, mevcut durumda haftalık ders saati ilk 3 yılda 11 saat, 4. ve 5. sınıflarda 6 saat ve 6, 7 ve 8. sınıflarda ise 5 saat veriliyordu. Zorunlu derslerde yapılan değişiklikle Türkçe dersi ilk 2 yıl 10 saat, 3. ve 4. sınıflarda 8 saat, 5. ve 6. sınıflarda 6 saat, 7. ve 8. sınıflarda ise 5 saat olacak. Mevcut durumda haftalık ders saati 1. sınıftan 8. sınıfa kadar haftada 4 saat verilen matematik dersi 1 saat artırılarak her sınıfta 5 saat verilecek. Böylece matematik dersi, sekiz yıllık öğretimde 288 saatlik bir artış gerçekleşecek şekilde düzenlenmiş olacak. Matematik öğretimine ayrılacak süre de uluslararası ortalamaların yaklaşık 90 saat üzerine çekilecek.

Fen ve Teknoloji dersinin adı değişecek

Hayat Bilgisi dersinde mevcut düzenlemede 3. sınıfta 4 saat olan öğretim süresi, taslak çizelgede 3'e indirilecek. Bu ders içeriğinde yer alan Fen Bilimleriyle ilgili az miktarda konuların da Fen Bilimleri dersine aktarılması öngörülüyor. 4. ve 5. sınıflarda haftada 3 saat, 5-8. sınıflarda haftalık 4 saat olan Fen ve Teknoloji dersinin adı “Fen Bilimleri” dersi olarak değiştirilecek. Değişiklikle Fen Bilimleri haftalık ders saati ise bir yıl erkene çekilerek 3. sınıfta başlayacak. 3-4. sınıfta 3 saat, 5-8. sınıflarda haftalık 4 saat olarak düzenlenecek. Düzenlemeyle Fen Bilimleri dersinin öğretim süresinde toplam 180 saatlik bir artış gerçekleşmiş olacak ve Fen Bilimleri öğretimine ayrılan süre de uluslararası ortalamalar düzeyine yükseltilecek.

Seçmeliydi zorunlu ders oldu.

Yabancı Dil dersinde 144 saat artış

Bakanlığın yaptığı çalışmaya göre, yabancı dil öğretimine ilkokul 2. sınıftan itibaren başlanacak. Yabancı Dil dersi mevcut çizelgede 4. ve 5. sınıflarda haftada 3 saat, 6. ve 8. sınıflarda haftalık 4 saat veriliyordu. Değişiklikle 2. sınıftan başlamak üzere, 2-4. sınıflarda haftada 2 saat, 5-8. sınıflarda ise haftada 4 saat olarak düzenlenecek. Böylece yabancı dil öğretimi 2 yıl daha erkene çekilerek, öğrencilerin daha küçük yaşta yabancı dil öğrenmeleri sağlanacak. Yabancı dil öğretiminde toplamda 144 saatlik bir artışın gerçekleşmesi de öngörülüyor.

Eğitimde 180 iş gününe devam edilecek

Bakanlık yetkilileri, bazı gazetelerde yer alan “Eğitim süresinin uzayacağı, 3 dönem olacağı” yönündeki haberlerin doğruyu yansıtmadığını, böyle bir çalışmanın olmadığı bildirdi. Eğitim iş gününün diğer ülkelerde Türkiye'den fazla olduğunu belirten yetkililer, mevcut 180 eğitim iş günü uygulamasının devam edeceğini belirtti.

Lehçeler ve Kürtçe seçmeli ders olacak

Haftalık ders saatleri çizelgesine göre, ortaokul 5. sınıftan 8. sınıfa kadar öğrenciler haftalık 8 saat ilgi ve tercihlerine göre ders seçebilecek. Böylece öğrencilere her öğretim yılı en az 4 farklı ders seçme hakkı sağlanacak. Yerel dil ve lehçelerin seçmeli ders olarak okutulmasına imkan sağlayacak “Yaşayan Diller ve Lehçeler” dersi haftada 2 saat verilecek. Bu kapsamda yeterli öğrencinin seçmesi halinde Kürtçe de seçmeli ders olabilecek. Öğrencilere her öğretim yılı en az 4 farklı ders seçme hakkı sağlanacak.

Seçmeli dersler, “Din, Ahlak ve Değerler”, “Dil ve Anlatım”, “Yabancı Dil”, “Fen Bilimleri ve Matematik”, “Sanat ve Spor”, “Sosyal Bilimler” olmak üzere altı grupta yapılandırıldı. “Kur'an-ı Kerim” ile “Hz. Muhammed'in Hayatı” derslerine ilave olarak öğrencilerin temel dini bilgileri kazanmalarını sağlamak üzere “Temel Dini Bilgiler” dersi bu grupta yer alacak. İsteğe bağlı olarak İslam dini, Hristiyanlık, Musevilik dinleri ile Alevilik inancına ait bilgiler verilebilecek.

Türkiye'nin yazılımını geliştirecek öğrenciler yetişecek

Dil ve Anlatım grubunda yer alan seçimlik derslerle öğrencilerin temel okuma, yazma, yazarlık, iletişim ve sunum becerilerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Okuma Becerileri dersi 5. ve 6. sınıfta, İletişim ve Sunum Becerileri dersi ise 7. ve 8. sınıfta seçilebilecek.

Fen bilimleri ve matematik alanında kazandıkları temel bilgi ve becerileri geliştirmek için “Bilim Uygulamaları” ve “Matematik Uygulamaları” dersleri konacak. Ayrıca çevre bilincinin oluşturulması ve çevreyle ilgili sorunlara duyarlılığın geliştirilmesi amacıyla “Çevre ve Bilim” dersi ile “Bilişim Teknolojileri ve Yazılım” dersine yer verilecek. Bu dersle öğrencilerin temel yazılım mantığını ve algoritmasını kavramaları sağlanacak.

Sanat ve Spor grubunda resim, geleneksel sanatlar, plastik sanatlar gibi “Görsel Sanatlar” dersi, Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği, müzik enstrümanları gibi alanlarda “Müzik” dersi, çeşitli alanlara göre ise “Spor ve Fiziki Etkinlikler” dersi, “Drama” dersi, “Zeka Oyunları” dersi olacak.

Sosyal Bilimler grubunda ise “Halk Kültürü”, “Medya Okuryazarlığı”, “Hukuk ve Adalet” dersleri olacak.
İlkokul 1, 2, ve 3. sınıflarda serbest etkinlik uygulamaları yapılacak. Bu uygulamalar okul yönetimleri ve ailelerin isteğine bağlı olacak ve zorunlu olmayacak. İlkokul 1. sınıfta 4, 2. ve 3. sınıflarda 2 saat serbest etkinlik yapılabilecek.

 

Kaynak :Hurriyet

Üniversite seçecekler bu sorulara dikkat!!

Üniversite seçerken sormanız gereken sorular nelerdir?

Tercih zamanına az kaldı. Devlet olsun, özel olsun üniversiteler, öğrenci çekme ve kendisini daha cazip gösterme gayesindeler. Buna ilişkin de bir çok lise ve özel eğitim kurumları üniversitelere geziler düzenliyorlar. Üniversitelerin tanıtım seminerlerine katılıyorlar. Bilinçli öğrencilerin sorması gereken sorular nelerdir? Aşağıda sizler için derlediğimiz doğru üniversite hangisinin cevabını bulabileceğiniz sorular bulunmaktadır. Üniversitenizi seçmeden önce bu soruları sorup sizin için azami tatmin edici cevapları bulmuş olmalısınız.

Devamını oku: Üniversite seçecekler bu sorulara dikkat!!

Sitemize En Son Yüklenenler

article thumbnailEğer tercihinizi insanlık tarihiyle yaşıt mesleklerden yapmak istemiyorsanız (tıp, öğretmenlik,...
article thumbnailBir çocuğun ekmeğe suya ne kadar ihtiyacı varsa anne-babaya o kadar ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacı...
article thumbnailOKUL ÖNCESİ EĞİTİM (ANAOKULU-KREŞ-YUVA-ANASINIFI) NEDİR? NASIL OLMALIDIR?   Okul öncesi eğitim nedir?...