Kütüphanecilikte Sınıfta Kaldık

Diğer ülkelerle kıyaslandığında okuma listelerinde en alt sıralarda yer alan Türkiye’de kütüphanelere de ilgi yok. 70 milyonluk Türkiye’de kütüphaneye üye olan insan sayısı sadece 459 bin. Oysa İran’da bu sayı 7, Fransa’da 16, İngiltere’de 35 milyon... Nadide eserlerin bulunduğu tarihi kütüphanelerden bile yeterince faydalanılmıyor. Gelenlerin çoğu ya ev ödevi yapıyor ya da gazete ve dergi okuyor. Ziyaretçi sayısı yıllar itibarıyla azalma eğilimi gösteriyor. Yetkililer bu soruna çareyi kafeterya ve internet erişiminde buldu. Bu çerçevede ilk girişimi, 1070 tarihli Kaşgarlı Mahmud’un Divan-ı Lügat-it-Türk adlı eserinin orijinal elyazması, İbrahim Hakkı Erzurumlu’nun 1756 tarihli elyazması Marifetname’si, 1556 yılından kalma Kur’an-ı Kerim, Ebu Humeysil’in 893 yılından kalma Manzum Lügat’i gibi eserlerin bulunduğu Beyazıt Devlet Kütüphanesi başlattı. Müdür Şerafettin Kocaman, “Kafe, hem kütüphane dışındaki hem de kendi okuyucularımızı çekmek için aldığımız bir tedbir. Okuyucular dinlenmek isteyebilirler. Dışarıdaki insanları çekmek için de faydalı olacak.” şeklinde konuşuyor. Beyazıt Devlet Kütüphanesi’ni yılda 40 bin kişi ziyaret ediyor, bunların yüzde 95’ini dönem ödevi yapmak için gelen öğrenciler oluşturuyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, pilot uygulamayı diğer kütüphanelerde de yaygınlaştırmayı planlıyor. Bakanlık Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa İsen, kütüphaneleri halkın gündemine taşımak istediklerini ifade ediyor. Kütüphaneleri güncel kitaplarla donatacaklarını dile getiren İsen, internetle kolay erişilebilen ve çağdaş teknolojilerin kullanıldığı altyapı kuracaklarını kaydediyor.

Türk toplumunun az okumasından yakınan Kütüphaneler Genel Müdürü Aytekin Yılmaz, interneti kütüphanelerde yaygınlaştıracaklarını ifade ediyor. Kütüphanelerde görsel ve işitsel merkezler, konferans salonu, kafeterya gibi sosyal amaçlı birimleri açacaklarını söylüyor. Türkiye Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şube Başkanı Didar Bakır, kütüphanelerde güncel yayınların bulunması gerektiğinin altını çiziyor.

95 kişiye 1 kahvehanenin düştüğü Türkiye'de 65 bin kişiye bir kütüphane düşüyor. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de bin 434 kütüphane var. Kütüphanelerdeki kitap sayısı ise sadece 10 milyon 76 bin. Oysa nüfusu Türkiye'nin ancak 10'da biri kadar olan Bulgaristan'da bu rakam 46 milyonu buluyor. Rusya kütüphanelerinde ise 739 milyon kitap bulunuyor. Türkiye'nin en büyük kütüphanesi olan Ankara'daki Milli Kütüphane'den 8 ayda 455 bin kişi yararlandı. Türkiye'deki kütüphanelerde bulunan kitap sayısı Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında çok düşük kalıyor. 80 milyon nüfuslu Almanya kütüphanelerinde 150 milyon kitap bulunuyor.

Küresel ısınma tehditi çok yakın

Küresel ısınma tehditi çok yakın uzmanlara göre 10 yıl sonra bile geç kalınmış olacak... Sular ısınacak, hastalıklar artacak

Bilim adamları küresel ısınmanın, hastalıklara yol açan bakteri, virüs ve mantarların yeni bölgelere yayılmasına ve aslanlar, kelebekler ve salyangoz gibi hayvan türlerinin yanısıra insanların zarar görmesine neden olduğu uyarısında bulundu. Küresel ısınmanın etkisiyle hava sıcaklığının bir-iki derece yükselmesi bile salgınlara neden olabiliyor.

Science dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, mevsim sıcaklıklarıyla bir bölgede sınırlı kalan hastalık yapıcı mikroplar, havanın ısınmasıyla daha önce görülmedikleri bölgelere ulaşarak kendilerine yeni kurbanlar bulabiliyor. Giderek daha sıcak geçmeye başlayan kış mevsimi zararlı mikroplar için daha elverişli bir ortam yaratıyor.

Araştırmayı yapan Andrew Dobson, iklim değişikliklerinin enfeksiyon hastalıkları için uygun bir ortam oluşturarak doğal ekosistemlere zarar verdiğini belirtiyor.

Hawai'de kuşları etkileyen bir tür sıtmanın ortaya çıkması ve binlerce kuşun ölümüne neden olması küresel ısınmanın etkilerine bağlanıyor. Afrika'daki aslanlarda görülen ateşli bir hastalığın ve sıcak denizlerdeki mercan kayalıklarının beyaza dönüşmesinin arkasında da küresel ısınma yatıyor.

İmparator cinsi kelebeklerin ölümüne yol açan parazitin de ısınan hava sıcaklığı nedeniyle ortaya çıktığı sanılıyor.

Küresel ısınmanın 10 yıl içinde geri dönülmez noktaya ulaşılacağı uyarısı yapıldı. Kuraklık yaşanacak, ormanlar yok olacak ve hastalıklar tırmanışa geçecek.

İngiltere'de yayımlanan Independent gazetesinin haberine göre, Amerikan, Avustralyalı ve İngiliz düşünce kuruluşlarınca ortaklaşa hazırlanan bir raporda, kuraklık, tarım üretiminde düşüş, su kıtlığı gibi sonuçlara yol açan küresel ısınmada geri sayımın başladığı ve 10 yıl içinde geri dönülemez noktaya gelinebileceği belirtildi.

Dünya liderlerini bu konuda uyarmaya yönelik “Meydan Okuyan İklim” adlı rapora göre, “geri dönülemez” olarak belirlenen nokta, yeryüzünün 1750 sanayi devrimindeki ortalama sıcaklığından 2 derece fazlası.

DÜNYANIN SICAKLIĞI ARTTI

Dünyanın şu andaki ortalama sıcaklığının 1750'den bu yana 0,8 derece arttığını yazan gazete, geri dönülemez noktadan sonra büyük kuraklıkların, su kıtlığının meydana geleceğini, ormanların yok olacağını, tarımda verimin büyük oranda düşeceğini, denizlerin seviyesinin yükseleceğini ve hastalıkların tırmanışa geçeceğini bildirdi.

Raporu hazırlayanlardan Tony Blair hükümetinin eski Ulaştırma Bakanı Stephen Byers, “Önümüzde bir saatli çevre bombası bulunuyor” diye konuştu.

İngiliz Kamu Siyasi Araştırma Enstitüsü, Amerikan Gelişme Merkezi ve Avustralya Enstitüsü adlı kuruluşlarca hazırlanan ve yayımlanması İngiltere'nin G8 dönem başkanlığına denk gelen rapor, sanayileşmiş 8 ülke ve diğerlerini 2025'e kadar elektriklerinin dörtte birini yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlamaları konusunda uzlaşmaya da çağırıyor.

Sitemize En Son Yüklenenler

article thumbnailEğer tercihinizi insanlık tarihiyle yaşıt mesleklerden yapmak istemiyorsanız (tıp, öğretmenlik,...
article thumbnailBir çocuğun ekmeğe suya ne kadar ihtiyacı varsa anne-babaya o kadar ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacı...
article thumbnailOKUL ÖNCESİ EĞİTİM (ANAOKULU-KREŞ-YUVA-ANASINIFI) NEDİR? NASIL OLMALIDIR?   Okul öncesi eğitim nedir?...