Oxforda rakip hazırlanıyor

Oxforda rakip hazırlanıyor.

Cumhuriyet’in kurulması ile birlikte başlayan ‘öz Türkçeye dönüş’ çalışmaları sonucunda, Türk Dil Kurumu’nun (TDK) 1945 yılında yayınladığı Türkçe Sözlük’ün ilk baskısında sadece 15 bin kelime bulunuyordu.

Bu durumu ‘tasfiyeciliğin sonucu’ olarak değerlendiren Türk Dil Kurumu; Türkçe Sözlük’ün bu yıl yapılacak 10. baskısında 103 bin kelimeye yer verecek. Kurum, 2007’de ise Türkçe kelimelerin bütün kullanımları ile gösterileceği, 600 bin sözcüğün bulunduğu “Türkçenin Söz Varlığı” isimli eseri çıkaracak. Eser, İngilizlerin 355 bin kelimelik ünlü Oxford sözlüğünü geride bırakacak.

TDK Başkanı Şükrü Haluk Akalın, Türkçenin söz varlığının azlığına ilişkin iddiaları eleştirirken, “Sözlükle birlikte Türkçenin gücü o zaman bütün ihtişamıyla gözler önüne serilecek. Böyle bir sözlükle Türkçede kullanılmış bütün sözlerin anlamlarını, türlerini, kökenlerini, dilimizde hangi yıl kullanılmaya başlanıldığını öğrenebiliriz.” dedi. Türkçenin söz varlığından yeterince yararlanılamadığını belirten Akalın, “Amacımız, 200-300 sözle ömrünü geçiren kuşaklar yetiştirmek değil; Türkçenin söz varlığını özümsemiş, binlerce sözü, deyimi, atasözünü kullanabilen, böylece kültür değerlerimize sahip kuşaklar yetiştirmektir.” diye konuştu. İlk olarak internet ortamında kullanıma açılacak sözlüğün baskısı TDK’nın kuruluşunun 75. yılının kutlanacağı 2007’de yapılacak.

Türkçe sözlüğün gelişimi şöyle:

İlk Türkçe sözlük Divanü Lügati’t-Türk’te Kaşgarlı Mahmut 8 bin 500 kelimeye yer verdi.

1900’lerin başında Şemsettin Sami’nin, Kamus-ı Türkî’sinde 26 bin söz varlığı bulunuyordu.

1945 yılında TDK’nın ilk Türkçe Sözlük’ünde ise kelime sayısı 15 bine düştü. Bu sonuç Türkçede sadeleştirmeye gidilmesinden kaynaklandı.

Türkçe Sözlük’ün 1998’de yapılan 9. baskısında bu sayı 75 bine çıkarıldı.

TDK’nın kuruluşunun 70. yıldönümünde sözlüğün adı ‘Güncel Türkçe Sözlük’ olarak değiştirildi. Ancak yeni baskısı yapılmadı. Bu yıl yapılacak 10. baskıda ise sözcük sayısı 103 bine çıkarıldı.

Öğrencilerin Başarısı Nelere Bağlı?

ÖSYM, 2002 yılı için gerçekleştirdiği anketin sonuçlarını açıkladı. 3,5 yıllık değerlendirmeden sonra ‘gecikmeli’ olarak açıklanan anket, ilginç sonuçlar ortaya koydu. İnternete giren öğrencilerin ÖSS’de daha başarılı olması ise dikkat çekiyor. İşte detaylar...

Buna göre Öğrenci Seçme Sınavı’nda öğrencilerin başarısını en çok ‘anne ve babanın öğrenim düzeyi, dersaneye gidip gitmediği, kardeş sayısı, internete girip girmediği ve ailenin aylık geliri’ etkiliyor.
Öğrenci Seçme Sınavı’nda (ÖSS) en başarılı öğrencilerin, ‘dersaneye giden, tek çocuklu ve annesi ile babası üniversite mezunu olanlar’ olduğu ortaya çıktı.

1 milyon 800 bin civarındaki lise mezununun her yıl üniversiteye girebilmek için ter döktüğü ÖSS’de ekonomik ve sosyal durumuna göre en başarılı olan öğrenci grupları belli oldu. 10 yılda bir ÖSS’ye giren tüm adayların sosyal ve ekonomik durumları üzerine ‘anket’ düzenleyen Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), adayların 2002 ÖSS için Kasım 2001’de doldurdukları anketin sonuçlarını açıkladı.

3,5 yıllık değerlendirmeden sonra ‘gecikmeli’ olarak açıklanan anket, ilginç sonuçlar ortaya koydu. Buna göre, 2002’de 1 milyon 515 bin öğrencinin girdiği ÖSS’de öğrencilerin başarısını en çok ‘anne ve babanın öğrenim düzeyi, dersaneye gidip gitmediği, kardeş sayısı, internete girip girmediği ve ailenin aylık geliri’ etkiliyor.

ÖSS’de, annesi okur-yazar olmayan öğrencilerin başarısı ile annesi yüksek lisans yapan öğrencilerin başarısı arasında yüzde 90’lık fark bulunuyor. Annesi doktora yapanların başarısının annesi yüksek lisans yapanlara göre az da olsa daha düşük olması ise dikkat çekiyor. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, bu durumu ‘doktora yapan akademisyenlerin çocuklarına fazla zaman ayırmamasına’ bağlıyor. Anne kadar olmasa da babanın eğitim durumu da öğrencinin başarısını etkiliyor. Babası okur-yazar olmayan bir öğrenciyle babası doktora yapanların başarısı arasında yüzde 85’lik fark bulunuyor.

Üniversite sınavlarında dersaneye giden öğrenciler gitmeyenlere göre daha başarılı olurken, ‘dersanede burslu okuyan öğrenciler’ bu kategorinin en başarılısı. Dersaneye çok para ödeyenlerle az ödeyenler arasında ise çok ciddi bir fark bulunmuyor. Dersaneye ‘200 saat’ten çok gidenler ‘100 saat’ten az gidenlerden daha başarılı, ‘100-200 saat arasında’ gidenlerden daha az başarılı.

Anne babanın çalışma durumu da öğrencinin başarısını etkiliyor. Babası maaşlı bir işte çalışan öğrenciler, babası çalışmayan bir öğrenciden yüzde 15 daha başarılı. Annesi ‘kendi işinde çalışan’ öğrencilerin, annesi ‘çalışmayanlara’ göre daha başarılı olması da dikkat çekiyor.

Ailesinin aylık geliri en düşük olan öğrenciler ise ÖSS’de bu kategoride en başarısız olanlar. Ailenin aylık geliri 250 milyondan az olan öğrenciler en başarısız olurken, aylık geliri 1-1,5 milyar lira arasında olanlar en başarılı oluyor. Ailenin aylık geliri 1,5 milyardan fazla olan öğrencilerin başarısı, aylık geliri ‘1-1,5 milyar’ arasında olanlardan daha düşük. ‘Bağlı olduğu sosyal güvenlik kurumu’ kategorisinde yapılan değerlendirme ise Emekli Sandığı’na bağlı memurların çocuklarının en başarılı olduğunu gösteriyor. Kardeşi az olan öğrenciler ÖSS’den daha başarılı çıkıyor. ÖSS’lerde kardeşi olmayan öğrenciler en başarılı olanlar. Kardeş sayısı arttıkça başarı da düşüyor.

ÖSS’ye ikinci defa girenler, sınava ilk girenlere göre yüzde 7 daha fazla başarılı. Sınava ikiden fazla girenlerin başarısı ise ilk girenlere göre daha fazla olmakla birlikte ikinci girenlerden daha düşük. Giriş sayısı arttıkça alanı fen olan adayların başarısı düşerken, alanı sosyal bilimler olan adayların başarısı yükseliyor. İnternete giren öğrencilerin ÖSS’de daha başarılı olması ise dikkat çekiyor.

Kaynak: Zaman

Sitemize En Son Yüklenenler

article thumbnailEğer tercihinizi insanlık tarihiyle yaşıt mesleklerden yapmak istemiyorsanız (tıp, öğretmenlik,...
article thumbnailBir çocuğun ekmeğe suya ne kadar ihtiyacı varsa anne-babaya o kadar ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacı...
article thumbnailOKUL ÖNCESİ EĞİTİM (ANAOKULU-KREŞ-YUVA-ANASINIFI) NEDİR? NASIL OLMALIDIR?   Okul öncesi eğitim nedir?...